Ağız Ve Diş Bakımı - Reference Aesthetic

Ağız Ve Diş Bakımı

Bakteriler havada, suda, gıdalarda ve ağzımızda bulunurlar. Bakteri plağı dişlere ve çevre dokularına yerleşerek ağız sağlığını olumsuz etkilerler.
blog-30

Ağız Ve Diş Bakımı

Bakteriler havada, suda, gıdalarda ve ağzımızda bulunurlar. Bakteri plağı dişlere ve çevre dokularına yerleşerek ağız sağlığını olumsuz etkilerler. Dişler ve çevresindeki dokular (diş etleri, dil, dudaklar ve yanaklar) bakteri birikimi için uygun alanlardır. Bakteri plakları çürükler aracılığıyla ,diş taşları ve diş eti iltihapları aracılığıyla çevre dokuları ve dolaylı olarak dişleri etkilerler. Beslenme sonrasında kalan yiyecek artıkları ağız ortamından temizlenmezse bakteri plakları artıklar üzerinde hemen organize olarak asit üretimine başlar.
Bu yöntemde cerrahi bıçaklar kullanılmaz. Saç köklerinin özel bir iğneyle çıkarılması yöntemine dayanır. Kıl köklerinin tek tek alınması doku hasarını eski yöntemlere kıyaslanamayacak kadar düşürmüştür. Bundan dolayı saç ekiminde tavsiye edilen öncelikli yöntemdir.

Bundan dolayı saç ekiminde tavsiye edilen öncelikli yöntemdir. Bu yöntem hastalar tarafından da sıkça tercih edilmektedir. Hastalar bu yöntemden sonra saçlarından oldukça memnun kalmaktadır.

İki ya da üç saç kökü ve az miktarda deri dokusunu da içeren yapının, hassas bir aletle kafa derisinden çıkartılıp saçın seyrek olduğu bölgelere yerleştirilmesi Greft diye adlandırılan bu teknikle gerçekleşir.

Diş eti iltihabı nedir?

Toplumda pek bilinmese de insanlarda en sık görülen hastalık gingivitis yani diş eti iltihabıdır. Sadece şiddeti herkeste farklıdır. Diş eti iltihabı (gingivitis) diş etlerinde kanama, şişlik, parlaklık, kızarıklık, kaşıntı, ağız içinde kötü tat ve koku ile ortaya çıkar.

Gingivitisin ve ilerlemiş vakalarda periodontitisin (diş çevresi tüm destek, kemik ve bağ dokuların iltihabı) önlenmesi için ağız içi hijyen oldukça önemlidir. Gün içinde en az iki kez yemeklerden sonra fırçalanmalıdır. Fırçalama diş hekiminin önerdiği şekilde yapılmalıdır. Günde bir kez de diş ipi kullanmak ağız bakımının olmazsa olmazlarındandır. Önemli olan fiziksel temizliktir.
Saç ektirme ameliyatında pek çok etken alınan kararı etkiler. Saç ekim ameliyatı kişilerin yaptırmak istediği ve tereddüt ettikleri bir operasyondur. Alınan kararın doğru olmasını sağlayan en büyük etken saç ektirme merkezinin doğru seçilmesidir.

Diş fırçalarken nelere dikkat edilmeli?

Fluorürlü bir diş macunu dişleri fırçalarken tercih edilmelidir. Fırçalama sırasında dil ve yanak gibi dokularda da fırçayı veya dil temizleyicilerini uygulamak gerekir. Bu dokularda da plak birikimi olmaktadır. Ağız çalkalama suyu kullanmak kişinin tercihine kalmıştır. Faydalı bir destek bakım ürünüdür. Kişinin evde kendi kendine uygulayacağı temizleme ile beraber yılda iki kez diş hekimine kontrole gitmesi gerekmektedir. Biriken diş taşları düzenli olarak temizlenmelidir. Düzenli diş hekimi kontrollerinde uyumsuz veya yanlış tedavilerin ağız dokularıyla uyumlu ve sorunsuz olanlarıyla değiştirilmesi gerekmektedir. Uyumsuz tedaviler de bakteri plağına uygun ortam sağlayarak ağız sağlığını olumsuz etkiler.
Greft saç kökü demek değildir. Saç kökleri ile beraber bir miktar deri parçasının da bulunduğu alanın adıdır. Bir greftte yaklaşık 2-3 adet saç teli vardır. Örnek olarak 2000 greft, 4000-6000 saç köküdür.

Saç ekiminden önce greft hesaplaması uzman doktorlar tarafından yapılarak kişinin kaç grefte ihtiyacı olduğu belirlenir ve saç çizgisi çizilir. Sonrasında başın arkasında, iki kulak arasında bulunan donör bölgeden bu miktarı karşılayacak greft alınır ve kel bölgelere aktarılır.

Greft hesaplamasının doğru yapılması bir takım etkenlere bağlıdır. Greft alımı yapılacak bölgedeki greft miktarı donör bölgenizin yeterliliğine bağlı olmalıdır. İyi bir saç ekiminin yapılabilmesi için donör bölgede yeteri kadar saç bulunması gerekir.

Kanal Tedavisi

Dişler, ağız ortamında çok farklı fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkilere maruz kalır. Dişler ,merkezinde damar ve sinirlerden oluşan pulpa diye adlandırılan bir bağ doku, bu dokunun çevresini saran sert dentin tabakası ve en dışında da çok daha sert ve koruyucu olan mine tabakasından oluşur. Dişlerin birbirine uyguladığı fiziksel aşındırıcı kuvvetler, gıdalar, diş fırçası vb. ağız ortamındaki bakterilerin salgıladığı veya beslenme yoluyla alınan asitler, ısı değişimleri ya da mide asitlerine maruz kalmak gibi nedenlerle dişlerin dışındaki koruyucu mine tabakası hasar görür. Hemen altındaki dentin tabakası dış etkenlere karşı daha dayanıksızdır. Bakteriler bu tabakayı kolaylıkla aşarak dişin canlı pulpa tabakasına ulaşabilirler. Buna bağlı olarak pulpada bir enflamasyon süreci başlar. Pulpanın savunma çabasıyla oluşan kanlanma miktarından dolayı kan basıncı değişir ve ilk başlarda hassasiyet olarak kendini gösterip sonrasında şiddetli ağrılara dönüşebilir.

Pulpa kan damarlarıyla donanımlı ve korunabilir olmadığında vücudun savunma hücreleri yetersiz kalır ve iltihaplanma süreci hızla gelişir. İltihaplanmanın meydana gelmesinin bir başka sebebi de dişin ciddi travmalara maruz kalmasıdır. Sert darbeler dişlerde kırıklar meydana getirip pulpanın bakterilerle temas etmesine neden olabilir. Diş kırılmasa bile travma dişin kök ucunda bulunan sinirlerin hasar görmesine ve iltihaplanma sürecinin başlamasına sebep olabilir. Tüm bu ağrılı tablolar dişte nekroz meydana gelmesine neden olur ve diş kökünün çevresinde yayılan lezyonların oluşmasına yol açar.

Bu gibi durumlarda sorunun ortadan kaldırılması için izlenebilecek 2 yol vardır. Bunlar dişin çekilmesi veya tedavi ile ağızda kalmasının sağlanmasıdır. Doğal dişlerin korunup ağızda kalması ilk ve en büyük amaçtır. Bu tedaviye (bir yerde dişin ameliyat edilmesi olarak da adlandırabileceğimiz) kök kanal tedavisi denir.

Kanal tedavisi hangi durumlarda yapılır?

Kanal tedavisi yapılmış dişler canlılığını yitirirler ve zayıflayabilirler. Bundan dolayı diş kırılganlaşabilir. Dişin zayıflaması sonucunda kırılganlığını azaltmak için birkaç yöntem vardır. Yani kanal tedavisini zararlı bir yöntem gibi veya dişin kaybedilmesi gibi görmek doğru olmaz. Aksine, bazı vakalarda kök kanal tedavisi ,diş kaybını engelleyip hastanın ağzında uzun yıllar kalabilmesinin tek yoludur.

Diş çürükleri her zaman ağrıya yol açmaz. Çürük çok derin olsa bile henüz ağrı başlamamış olabilir veya hastanın ağrı eşiği yüksek olduğu için ağrı meydana gelmeyebilir. Bu gibi durumlarda da hekim müdahalesi ile çürük dişten temizlenirken, dişin canlı pulpa tabakasına ulaşılabilir ve kanal tedavisi ile devam edilebilir. Yani kanal tedavisi sadece ağrıyan dişe yapılmaz. Hekim gerekli görürse ağrı olmadan da kanal tedavisi yapılabilir.

Kanal tedavisi görmüş dişe tekrar kanal tedavisi yapılabilir mi?

Yaygın olarak bilinen yanlışlardan biri de kanal tedavisi görmüş bir dişe bir daha asla kanal tedavisi yapılamayacağıdır. Kanal tedavisi yapılmış dişler de tekrardan kanal tedavisine ihtiyaç duyabilir. Yanlış yapılmış kanal tedavilerinde iltihaplanma oluşabilir. Kanal tedavisi iyi yapılmış olsa bile farklı nedenlerden dolayı da iltihaplanma olabilir. Tüm bu sebepler kanal tedavisi gereksinimi doğurur.

Kök kanal tedavisi doğru anestezi altında yapılırsa ağrı olmaz. Bir ya da birden çok randevuda uygulanabilir. Kanal tedavisi diş içinin bakterilerden temizlenmesi ve dezenfekte edilmesidir. Vakanın şiddetine göre birden çok randevu oluşturulabilir.

Diş Dolgusu

Dişlerdeki madde kayıplarını tamamlamak ,oluşan boşlukları kapatmak için kullanılan materyallere dolgu denir. Diş bütünlüğü farklı sebeplerle bozulabilir. Dişin kuron kısmındaki kırıklar, aşınmalar ya da çürüğe bağlı hasarlar; kayıp miktarına ve hasarın derinliğine göre çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilir. Bu tedavi yöntemlerinden ilk tercih edileni diş dolgusudur.

Geçmişte diş dokularından beklenen en önemli şey dayanıklılıktı. Çok fazla fiziksel etkene maruz kalan ağız ortamında sağlamlık ve uzun ömürlülük en önemli kriterdi. Bununla beraber oldukça küçük, ıslak ve hareketli bir ortamda kolay uygulanabilir olmalıydı. Bu ihtiyaçları karşılayan materyallerde estetikten taviz vermek gerekebiliyordu. Estetik başarı yüksek dolgu materyalleri ise dayanıklılık ve uzun ömürlülük taleplerini karşılamakta yetersiz kalıyordu.

Dolgu uygulamaları hangi durumlarda yapılır?

Günümüzde dolgu materyalleri; sağlamlık, uzun ömürlülük, estetik ve uygulama kolaylığı gibi kriterlerin hepsini karşılamaktadır. Görünürlüğün fazla olduğu ön dişlerde ya da diş eti kenarlarındaki dolgu uygulamalarında bekleneni fazlasıyla verebilmektedir.

Laboratuvar ortamında üretildikten sonra dişe klinik ortamında yerleştirilen seramik dolgular, ışık ile sertleşen kompozit dolgular hem estetik olarak hem de dayanıklılık olarak yeterli sonuçları vermektedir. Bu tedaviler ile giderilemeyecek kadar büyük hasarlar ya da dişin kırılma riskinin görüldüğü vakalarda tedavi seçeneği olarak seramik kuronlar düşünülebilir.

Dolgu tedavisi nasıl yapılır?

Dolgu tedavileri; kanal tedavisi görmüş dişlerin üst yapı restorasyonu olarak, dişin boyun kısmındaki açıklığı kapatmak, kayıp diş dokusu boşluğunu tamamlamak için kullanılabilir. Bunun dışında estetik amaçlı uygulamalarda da oldukça sık kullanılır. Dişlerde var olan yapısal ya da sonradan oluşan estetik problemlerin bir kısmı da estetik kompozit dolgu uygulamalarıyla tedavi edilebilmektedir.

Başarılı yapılmış bir diş dolgusu ortalama 6-7 yıllık aralıklarla yenilenmelidir. Dolguların yenilenip yenilenmeyeceği ile ilgili kararı diş hekimi kontrol sonrasında karar verecektir. Klinik ve radyografik muayenelerde, dolgularda yıpranma ya da altlarında ikincil çürük tespit edilirse hekim hastayı dolgu yenilenmesine yönlendirecektir.

Hastalarımızın Yorumları

DANIELO JASON

6 PACK j’avais du mal a faire du sport et de suivre des regimes alimentaires mais sans resultat alors cette annee je me suis dirigé vers REFERENCE ESTHETIQUE en turquie et vraiment je me sens pret pour l’été comme jamais. Merci de m’avoir redonner confiance en moi.

BAHIJA BELHAJ

MEME KUCULTME La clinique est bien situé par rapport au metrobus station, les guichets bancaire sont juste a coté, le market est dont vous aurez besoin, j’étais labas pour faire une reduction mammaire, je ne me suis jamais senti bien dans ma peau jusqu’au jour ou j’ai décidé de me faire opéré chez REFERENCE ESTHETIQUE a Istanbul, Merci

Let us call you

[tm_contact_form_7 id="3138" wrap_style="01"]
reference-aesthetic-banner-EN